enflasyonemeklilikötvdövizcovid19kktc
DOLAR
15,4884
EURO
16,1284
ALTIN
904,99
BIST
2.413,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Cumartesi Açık
21°C
Pazar Az Bulutlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Salı Az Bulutlu
19°C

Bu Komet, bildiğiniz boyacılardan değil!

Komet’le resmi ve sürekli dostluğumuz başlayalı 36 yıl olmuş. Tanışıklığımız ise 58 yıl geriye gidiyor: Ankara’da açtığım ilk serginin defterine …

Bu Komet, bildiğiniz boyacılardan değil!
05.12.2021 10:23
A+
A-

Bu Komet, bildiğiniz boyacılardan değil!

Komet’le resmi ve sürekli dostluğumuz başlayalı 36 yıl olmuş. Tanışıklığımız ise 58 yıl geriye gidiyor: Ankara’da açtığım ilk serginin defterine genç bir akademili olarak inanılmaz satırlar döşenmiş! Sanki “Sürrealizmin Papası” Andre Breton, bu satırları Max Ernst’e yazıyor. Karşısındaki küçük çocuğu “adam yerine koyan”, inanılmaz felsefi ve içerikli bir metin; otobiyografimde okuyanlar hatırlayabilir.

RESSAMLAR…

Türkiye’de birçok koleksiyoner maalesef dedikodu ile resim alır, veya elden çıkarır. Çoğunun özgüvenli kendi yargıları yoktur; maalesef çoğu zaman birbirlerini kelimelere boğarak, sanat eserleri veya ressamlar hakkında bilgiç edalarla konuşurlar. İnanın bugüne kadar Komet’in eserlerini beğenenlerin çoğu, yanlış sebepten beğendiler, beğenmeyenler de tersine onun derinliğini algılayamadıkları için tamamen yanlış yorumlarla ondan uzak durdular. Bence şu anda yanımda olsaydı “Bu cümleden sonra başka hiçbir şey yazmasan da olur” derdi bana. Çünkü birbirimizi ve bu ortamları biraz fazla tanıyoruz. Her ressamın tercih ettiği birkaç meslektaşı, birkaç yazar, belki birkaç da eski arkadaşı vardır. İstanbul’da ev ve atölye sohbetlerimizden, Asmalı meyhaneleri veya Paris’te La Palette restoran-cafesi’ndeki uzun yemek ve sanatsal besleyici tartışmalarımıza kadar, birbirimizin sergilerine Fransa veya burada gitme keyfine kadar, her yerde süren bir uzun diyaloğumuz devam ediyor. Resim, sanat tarihi ve felsefe üzerinden siyasete, bazen güzel kadınlara, bazen Fenerbahçe’nin dertlerine uzanan zengin konular.Bu Komet, bildiğiniz boyacılardan değil!

Komet’i pek anlamayanlar bu eserlere tutucu gözlerle bakıp sadece esrarengiz masal kahramanları görebilirler. Resimleri tabii ki o noktada da çok zengindir, film karelerini andırır veya acayip rüyaların orta yerinden ertesi gün hatırlanan bölük pörçük izlere benzer bunlar. Bana bazen İtalyan metafizik ressam de Chirico’yu, bazen Balthus’ü, bazen şaşırtıcı şekilde Martial Raysse’in kalabalık resimlerini hatırlatırlar. Komet sanki seyrettiğimiz hikâyeyi o ipuçlarından yola çıkarak bizim tamamlamamızı ister. Yani anlayacağınız, her faninin ayrı bir Komet dünyası vardır.

KOMET’İN ŞAHSINA…

Yapıtlar sanki Komet’in şahsına ait özel bir uzamın içinden yeşermiş sürrealist bir dünyanın esrarengiz görüntüleridir. Ali Akay, bunlara “Düşüncenin imajları” adını uygun görüyor. Türk resmi içinde bu resimlere biraz yüzeysel bakanlar, bunları çağdaş sanata uzak görebilirler. Onu beğenenleri küçümseyen yüzeysel çağdaşlara bile rastladım. Onun gerçek sanatçı kişiliğini algılayabilmek için, Türkiye’de o değerde bir resim, felsefe ve edebiyat kütüphanesine sahip olmasa bile, bunun en azından hayalini algılayabilecek çapta biri olmak lazım. Ya da Komet’in o özgün ve çarpıcı şiirleri yazdığını bilmek ve onları okumuş olmak lazım. Onun içinden taşanları ortaya döken 2000 yılından kalma “İdi-idim-idik” kataloğunu dikkatlice elden geçirmiş olmak lazım, o sergi ıskalanmış olsa bile… Mesela o kitapta Paris’te Montparnasse Mezarlığı’nda ateist Sartre ve Simone de Beauvoir’ın kabirlerinin başında avuçlarını açıp dua ederkenki fotoğrafına dalıp gidebilmek lazım. Onun göreceli olarak tutucu görünümü içinde gizli dadaist, sürrealist, devrimci kişiliğiyle sohbet etmeyi göze alabilmek lazım.

DERİN, KAVRAMSAL SANAT

Dirimart’ta, 12 Aralık’a kadar sürecek bu sergiyi gezmeyi unutmayın ve Komet’i lütfen tüm boyutlarıyla keşfedin; yüzeysel olarak değil. Onun beyninin, “Ben çok derin kavramsal sanat yapıyorum ama kimse anlamıyor” diye ortada gezinen birçok gençten daha genç, daha kavramsal daha katmanlı olduğunu fark edin…

Beni çok etkileyen son sergisinin önemli işleri arasında “Gittin Gideli”, “Hiç Bitmeyecekmiş Gibi”, “Oluyorduk” ve “Gölgemizin Gölgesi” var. Bunlar “zaman” konusuna çok değiyor değil mi?

Komet, ömrü boyunca Paris-İstanbul hattında yaşamış bir sanat feneri. Bunu bilen ben, onun “Meçhul Ressam Anıtı” isimli resminin önünde uzun uzun düşünceye daldım. O meçhul ressam kesinlikle Komet olmayacak! Komet, ileride müstehzi gülüşü ile en güzel meydanlara mermer heykeli dikilecek değerli bir meslektaşım.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.