CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle yaptığı açıklamalarla gündeme bomba gibi düştü. Gökçen, İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulunun görevden alınması ve baroya kayyım atama girişimlerini sert bir dille eleştirerek, "Hiç kimse güvende değildir. Hiç kimsenin savunma hakkı güvende değildir" ifadelerini kullandı. Bu sözler, hukuk camiasında ve siyasi arenada büyük yankı uyandırdı.
Avukatlar Günü'nde Kritik Uyarı
Gökçe Gökçen'in Avukatlar Günü'nde yaptığı bu açıklama, günün anlam ve önemine ayrı bir boyut kazandırdı. Avukatların ve savunma hakkının önemine vurgu yapan Gökçen, yaşanan gelişmelerin endişe verici olduğunu belirtti. Türkiye'de hukukun üstünlüğüne olan inancın sarsıldığına dikkat çeken Gökçen, bu durumun toplumun her kesimini olumsuz etkileyeceğini savundu.
Gökçen'in açıklamaları şu şekilde devam etti:
- "İstanbul Barosu'na yapılan bu müdahale, tüm hukuk camiasına yapılmış bir saldırıdır."
- "Savunma hakkı, demokrasinin temelidir. Bu hakkın kısıtlanması, tüm vatandaşların haklarının kısıtlanması anlamına gelir."
- "Hukukun üstünlüğünü savunmak, hepimizin ortak sorumluluğudur."
Kayyım Atamaları ve Hukuk Devleti İlkesi
Türkiye'de son dönemde çeşitli kurumlara kayyım atanması uygulaması, hukuk devleti ilkesi açısından tartışmalara yol açıyor. Özellikle bağımsız olması gereken meslek örgütlerine yapılan müdahaleler, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü konularında ciddi endişeler yaratıyor. Gökçe Gökçen'in açıklamaları da bu endişeleri dile getiren önemli bir çıkış olarak değerlendiriliyor. Kayyım atamalarının, demokratik süreçleri zedelediği ve kurumların işleyişini olumsuz etkilediği savunuluyor.
Sonuç
Gökçe Gökçen'in "Hiç kimse güvende değildir" şeklindeki çarpıcı açıklaması, Türkiye'deki hukuk sistemine yönelik ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. İstanbul Barosu'na kayyım atanması girişimi ve benzeri uygulamalar, hukuk devleti ilkesinin zedelenmesine ve toplumda güvensizlik ortamının oluşmasına neden oluyor. Bu durum, hem hukuk camiasını hem de tüm vatandaşları derinden etkiliyor. Hukukun üstünlüğünü ve savunma hakkını korumak, demokrasinin ve özgürlüklerin güvencesi olarak büyük önem taşıyor. Gökçen'in bu açıklamaları, hukuk devleti ilkesine sahip çıkma çağrısı olarak da değerlendirilebilir.